Yeni İş Mahkemeleri Kanunu ile Gelişen Önemli Değişiklikler

Yeni İş Mahkemeleri Kanunu ile Gelişen Önemli Değişiklikler

Yeni İş Mahkemeleri Kanunu ile Gelişen Önemli Değişiklikler

YENİ İŞ MAHKEMELERİ KANUNUNUN GETİRDİĞİ ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER

12.10.2017 tarihinde kabul edilen 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, 25.10.2017 tarih, 30221 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, bazı maddeleri hariç yürürlüğe girmiş 7036 sayılı Kanun ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni İş Mahkemeleri Kanunu’nun genel gerekçesine bakıldığında amacın mahkemelerin iş uyuşmazlıklarından kaynaklanan yükünün azaltılması ve uyuşmazlıkların kısa sürede sonlandırılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile  getirilen başlıca yenilikler aşağıdaki şekildedir.

 1- Arabulucuya başvurmak zorunlu oldu:  Yargı mercilerinin iş yükünü azaltma ve kısa sürede uyuşmazlıkları çözme amacıyla getirilen en önemli değişiklik mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya başvuru zorunluluğu getirilmesidir.  Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı
ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda
, arabulucuya başvurulması dava şartı haline getirilmiştir. Belirtilen davalar açılmadan önce mutlaka arabulucuya başvurulması gerekmektedir. Arabulucuya başvuru zorunluluğu, 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu nedenle 01.01.2018 tarihine kadar  kanundan, bireysel veya toplu iş sözleşmesinden doğan alacaklar ve tazminatlar ile işe iade davaları için doğrudan mahkemeye başvurulabilecek, bu tarihten sonra arabulucuya başvurmadan dava açılamayacaktır.

2- İş Mahkemeleri kararlarına karşı istinaf ve temyiz süresi değişti: 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 8. Maddesinde kararın tebliğ veya tefhiminden
itibaren 8 gün içinde istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabiliyordu. Yeni Kanunda “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun kanun yollarına ilişkin hükümleri,
iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanır. Kanun yoluna başvuru süresi, ilamın taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlar.” hükmü getirildi.
Artık taraflar HMK 345 ve 361. Maddeleri gereğince  iki hafta içinde istinaf ve temyiz yoluna başvurabilecek. Sürenin başlamasında tefhim dikkate alınmayacak, istinaf ve temyiz süresi tebliğ ile başlayacak. Kanunun kanun yollarını düzenleyen bu hükmü Resmi Gazete’de yayımlandığı 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe girdi.  Geçiş hükümlerini düzenleyen Geçici 1. Madde gereğince, 25.10.2017 tarihinden önce verilen kararlar için eski düzenleme geçerli olacağından sürelere dikkat edilmesi gerekmektedir.

3- İşe iade talebiyle açılan davalarda temyiz yolu kapatıldı: İş Kanunu 20. Maddesi gereğince açılan feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile açılan davalarda artık sadece istinaf yoluna başvurulabilecek; bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemeyecek, bölge adliye mahkemeleri  kesin olarak karar verecek.

İlk derece mahkemelerinde Kanun yürürlüğe girmeden önce verilen kararlar için karar tarihinde yürürlükte olan düzenlemeler uygulanacaktır. Yani 25.10.2017 tarihinden önce ilk derece mahkemelerinden verilen kararlar eski düzenlemeye göre temyiz edilebilecektir.

4- Tazminat alacaklarında ve yıllık izin ücreti alacağında zamanaşımı süreleri 5 yıla indirildi: İş Kanunu’nda tazminat alacakları  için özel bir zamanaşımı süresi belirlenmediğinden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 146. maddesi gereği, 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanıyordu. Yine 6098  sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra feshedilen iş sözleşmeleri gereğince ödenmesi geren yıllık izin ücretlerinde zamanaşımı süresi 10 yıldı. Yapılan düzenleme ile İş Kanunu’na eklenen Ek Madde-3 ile feshe bağlı alacaklarda zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir.

Buna göre, hangi kanuna tabi olursa olsun, iş sözleşmesinden kaynaklanması şartı ile

-Yıllık İzin Ücreti
- Kıdem tazminatı
- İhbar tazminatı
- Kötüniyet tazminatı
- İş sözleşmesinin eşitlik ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat alacakları beş yılda zamanaşımına uğrayacak.

Yeni zamanaşımı süresi, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra sona eren iş sözleşmelerinden kaynaklanan yıllık izin ücreti ve tazminatlar hakkında uygulanacaktır.
Yıllık izin ücreti ve tazminatlar için bu maddenin yürürlüğe girmesinden yani 25.10.2017 tarihinden önce işlemeye başlamış bulunan
zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam edecek. Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı, ek 3 üncü maddede öngörülen 5 yıllık  süreden uzun ise, 5 yıllık sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olacaktır.

5-  İşe iade kararlarında boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı dava tarihindeki ücret esas alınarak parasal olarak belirlenecek:

Mevcut uygulamada işe iade kararı veren mahkeme boşta geçen süreye ilişkin alacak (ücret ve diğer haklar) ile işe başlatmama tazminatını ay esaslı olarak belirlemektedir. Ayrıca uygulamada hangi tarihteki ücretlerin esas alınacağı konusunda uyuşmazlık yaşanıyordu; düzenleme ile hangi tarihteki ücretin esas alınacağı açıklığa kavuşturulmuş oldu. İş Kanunu 21. Maddesinde yapılan bu değişiklik te 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe girecek olup, 01.01.2018  tarihine kadar verilecek kararlarda mevcut düzenlemeye göre karar verilmeye devam edilecek.

6- Çalışma ve İş Kurumu il müdürlükleri personelinin “iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin” kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri inceleme yetkisi kaldırıldı: İş Kanunu 91 ve 92. maddelerinde değişiklik yapıldı. Yeni düzenlemeye göreiş,  sözleşmesi devam eden işçiler bakımından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş müfettişleri eliyle denetim ve teftiş yetkisi devam edecektir. İş sözleşmesi fiilen sona eren işçiler ise doğrudan arabulucuya başvuracaklardır.

 7- Zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti dışında, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyşmazlıklarda dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurmak zorunludur. Aynı hüküm yürürlükten kaldırılan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda da bulunuyordu; düzenleme 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda da  korunmuştur.

Av. Esma Gülbenk